AVRUPA PAZARLARINA AGRESSIV YAKLASMAK MILLI BIR SORUMLULUK OLMALIDIR.



AVRUPA PAZARLARINA AGRESSIV YAKLASMAK MILLI BIR SORUMLULUK OLMALIDIR.

1. AVRUPA PAZARLARINA SALDIRMAK MILLI BIR SORUMLULUK OLMALIDIR.

 

“Almanya, Türkiye’deki yatırımcilar için mutlaka değerlendirilmesi gereken bir fırsat”

Hem ülkemiz ekonomisine katki saglamak, hemde sirketlerimizin uzun vadeli dünya piyasalarinda varligini hissettierebilmeleri icin is adamlarimizin avrupa pazarlarina saldirmalari milli bir sorumluluk olmalidir. Bugün Türkiye`nin en kücük kasabasinda bile avrupali sirketlerin temsilciliklerini bulabilmektesiniz. Buna daha cok ihtiyaci olan Türkiye`nin bu konuda daha agrassiv bir yol izlemesi gerektigi tartisilmaz bir gercektir. Müsteriyi ayagimiza beklemek yerine müsterinin bulundugu mekanlara gitmek rekabet fazlasi saglayacagi herken tarafindan bilinen bir tesbittir.

 

Uzun vadeli yaşamak isteyen şirketlerin global verilere dayanarak stratejiler belirlemeleri artik herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Lokal çözümler ile bu global hedeflere ulaşmanin mümkün olmadıgı yaşadigimiz birçok örnekte görmek mümkündür. Bu hedeflere ulaşmanin en önemli temel taşlarınden biri dünya pazarlarına yapmak istediginiz operasyonların hangi merkezden yaptıgınızdır. Yani bu piyasalara hangi ülkenin imajını kullanarak yola çıktıgınızdır.

Bu anlamda Ar-Ge ve teknoloji alanında yaptığı ihracat ile dünya ticaretinin kalbini oluşturan Almanya, Türkiye'deki yatırımcılar için mutlaka değerlendirilmesi gereken bir fırsattir. “Piyasada yer edinebilmek için gerekli olan kalite ve güvenilirlik konusunda Almanya'nın “Made In Germany“ markasına sahip olmak bir ayrıcalıktır. Avrupa Birliği'nin motoru olan Almanya'dan dünya piyasalarına ürün sunmak rakiplerinize göre bir adım önde başlamak anlamına gelir. Türkiye' de üretilen bir ürünü Almanya'da tamamlayıp “Made In Germany“ markası ile dünya piyasasına sunulması hem kârlılığınıza, hem de ürününüzün imajına katma değer katacaktır.

İşletmelerin planlarını yaparken uluslararası gelişmeleri dikkate alarak veya doğrudan bu gelişmelerin içinde olarak calismalarini yapmalari bu işletmelerin uluslararası pazarlarda yeni fırsatlar yakalamasına ve kendi işletmelerinde oluşmuş olan olası tıkanıklıkların erken aşılmasına yardımcı olacaktir.

Yurtdışındaki teknolojik gelişmelere yakın olmak ve bu gelişmeleri rakiplerden daha önce kullanma şansına sahip olmak piyasada hem rekabet fazlasını sağlayacağı gibi, hem de üretim maliyetlerinin azalmasına yol açacak ve dolayısıyla uzun vadede kârlılığın artmasına neden olacaktir.

“Uluslararası çalışan dünyanın dev şirketlerine yakın olmak bu şirketlerin sadece Türkiye ile ilgili projelerinden değil, dünya ile ilgili projelerinden yararlanilması olanağını kendisi ile birlikte getirecektir. Uluslararası tedarikçi listelerine girebilmek, geliştirilebilecek ikili ilişkilerden dolayı şirketlerin uzun vadeli projelerinden önceden haberdar olup ona göre zamanında gerekli hazırlıklar yapılarak bu projelerde yer alabilme şansını elde etmek mümkündür. Bütün bu gelişmelerin işletmelerin büyüme hızının artmasını, iç piyasalardaki risklerin azalmasını, sezona bağlı dengesizliklerin giderilmesini destekleyecektir. Hammaddenin, makinanın ve teçhizatların, aracı firmaları araya katmadan daha düşük maliyetler ile sağlanacağı gibi, şirketler arası etkilenişimden dolayı şirketin yönetim anlayışının daha çağdaş hale gelmesi, daha modern üretim teknikleri ile üretim yapma gereksinimi doğacağı tartisilmaz bir gercektir.

En önemli noktalardan bir tanesinin de gidilen ülkelerin imajından yararlanılarak, dünya piyasasına daha rahat çikabilme firsattidir. Bu durumda kendisi ile birlikte daha rahat müşteri bulma ve daha yüksek fiyatlarla ürün satma olanaklari getirecektir.

Bugün Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacminin çok ciddi rakamlara ulaşmis olmasina ragmen halen özellikle Türkiye gibi Almanya`da teknik ve ticari anlamda donanımlı altyapısı bulunan bir ülkenin yatırımcılarınin Almanya'nın sunmuş olduğu fırsatlardan halen yeteri kadar yararlanmamaktadir. Dolayisi ile hızla ilerleyen ve globalleşen dünya piyasalarında olmasi gereken yerde degildir.

Işletmemizin uzun vadeli yaşamasını ve ülkemiz icin birseyle yapmak istiyorsak önümüze global hedefler koyup dünya piyasalarına açılmak zorundayız. Çünkü yurtdışına açılmak demek daha fazla ürün yada hizmet satmak demektir. Buda Türkiye`de daha fazla üretim ve istihtam demektir. Istihtamın artmasi kendisi ile birlikte alım gücünün artmasını getirecek ve böylece hem işletmenize hemde ülkemize daha fazla bir katkı saglanmış olacaktır.

 


Aktuelles



Kommunizieren